OLG Frankfurt am Main, Facebook’un yanıltıcı Corona aşı gönderileri üzerindeki silme yetkisini onayladı
Frankfurt am Main Yüksek Eyalet Mahkemesi (OLG), 14 Kasım 2024 tarihli kararıyla (Dava No. 16 U 52/23) sosyal medya içeriklerinin moderasyonu ve kontrolü için temel bir yön belirlemiştir. Somut olayda, mahkeme, sosyal medya ağı Facebook’un, Corona aşısının etkinliği ve potansiyel riskleri hakkında yanlış bilgi yaydığına dair mahkeme değerlendirmesi sonucu çeşitli gönderileri kaldırmakta yetkili olduğunu belirlemiştir. Karar, ifade özgürlüğü ve kullanıcıları yanlış bilgilendirmeden koruma arasındaki dengeyi, özellikle kamu sağlığı gibi önemli toplumsal konular söz konusu olduğunda, vurgulamaktadır.
Mahkeme kararının arka planı
Altta yatan davada, bir kullanıcı, şirket tarafından Corona aşısıyla ilgili birkaç gönderisinin silinmesinin ardından Facebook’a dava açmıştı. Girişlerde, aşıların “etkisiz” ve “tehlikeli” oldukları iddiaları yer alıyordu. Facebook, silme işlemlerini özellikle iç topluluk standartlarına ve platformun yanlış bilgi ve sağlık yanlış bilgilendirmesini yasaklayan kullanım koşullarına dayandırdı.
OLG Frankfurt am Main, bu sözleşme koşullarının tartışmalı içeriklerin kaldırılması için yeterli bir temel sağlayıp sağlamadığını ve bu sayede temel yasa ile güvence altına alınan kullanıcının ifade özgürlüğünün orantısız şekilde sınırlanıp sınırlanmadığını inceledi.
İfade özgürlüğü ilkesi ve sınırları
Mahkeme, ifade özgürlüğünün Anayasa Madde 5 ile yüksek bir yeri olduğunu vurguladı ve genel olarak dikkat çekici veya abartılı görüşlerin de korunmasını içerdiğini belirtti. Ancak, bu özgürlüğün, gerçek dışı ve diğer yasal değerleri veya toplumsal tartışmayı önemli ölçüde etkileyebilecek iddiaların yayılmasında sınırlandığına dikkat çekti. Corona aşısı ile ilgili olarak mahkeme, bilimsel konsensüs ve sürekli değerlendirmeye dayalı bilgi toplamanın net bir olgu temeli oluşturduğunu tespit etti.
Kanıtlanabilir şekilde yanlış olan gerçeklerin (örneğin aşıların genel “etkisizliği” veya genel “tehlike” iddiaları) paylaşılmasının, kanıta dayalı bilgi ile çeliştiğinde, ne ifade özgürlüğü ne de özel platformlarda içerik moderasyonundan korunmayı kapsayamayacağına dikkat çekildi.
Olayın karar açısından önemli yönleri
Sözleşme yorumu ve topluluk standartları
OLG Frankfurt am Main’a göre, platform iletişimi içinde geçerli olan topluluk standartları, kullanım sözleşmesi ışığında erken ve şeffaf bir şekilde iletişim kurulur. Bu sayede, kullanıcılar baştan belirli içerik sınırlarının korunması gerektiğine dair meşru bir güven hisseder. Bu sınırlar aşıldığında, platform operatörü gönderilerin kaldırılması gibi ilgili önlemleri yasal güvenceyle alabilir.
Mesleki dengeleme kararları
Mahkeme ayrıca, her durum için kamu sağlığını koruma, tartışmanın bütünlüğü ve ifade eden kullanıcının menfaatleri arasında bir dengeleme değerlendirmesi yapılması gerektiğini belirtti. Mevcut durumda, pandemik durum nedeniyle yanlış bilgilerin yaratabileceği büyük zarar potansiyeli göz önünde bulundurulduğunda, genel kamu yararı kişisel değerlendirmelerin sınırsız şekilde yayılmasının önüne geçti.
Kararın kapsamı
Uyuşmazlık konusu içerikler, kesin yanlış olan gerçek iddialar yerine yalnızca değerlendirici yargılar veya doğrulanamaz ifadeler olduğunda silme yetkisinin sınırlarını bulacağını belirtmek önemlidir. Bu karar, sosyal platformlarda sınırsız içerik silinmesi için genel bir yetki vermemekte, ancak ifade özgürlüğü ve operatörlerin içerik uygulamaları arasında bir denge sağlanması için kriterleri somutlaştırmaktadır.
Uygulama için çıkarımlar
OLG Frankfurt am Main’ın kararı, sosyal ağ operatörlerinin özellikle kamu sağlığı ve kamu yararı hususunda yanlış bilgilendirme ile mücadelede artan sorumluluklarını pekiştiren son dönemin yargı kararlarına katılmaktadır. Aynı zamanda kullanım koşullarının açıklık ve şeffaflık gerekliliklerini vurgulamaktadır. Platform operatörlerinin, kullanıcıların uygulanabilir kurallar hakkında yeterli şekilde bilgilendirildiğinden emin olmalı ve ifade veya itiraz için aşamalı bir moderasyon prosedürü sağlamalıdır.
Sonuç
Dijital ifade özgürlüğü, platform düzenlemesi veya medya yasasının diğer yönleri bağlamında sorunlarla karşılaşan şirketler ve bireyler için, OLG Frankfurt am Main’ın güncel kararı özellikle önemlidir. İfade özgürlüğü, topluluk standartlarının uygulanması veya platformların moderasyon uygulamaları konularında şüpheler veya daha ileri hukuki meseleler ortaya çıkarsa, MTR Legal’de çalışan avukatlar kapsamlı hukuki yardım sunmaya hazırdır.