Bundesgerichtshof, Ritter Sport’un kare ambalajının marka korumasını onayladı
Bundesgerichtshof (BGH) 23 Temmuz 2020 tarihinde, ürün formlarının markasal koruma kabiliyeti ile ilgili önemli bir karar (Az. I ZB 42/19 ve I ZB 43/19) verdi. Kararın merkezinde, on yıllardır “Quadratisch. Praktisch. Gut.” sloganıyla ürünlerini tanıtan çikolata üreticisi Ritter Sport’un ünlü kare ambalajı bulunuyordu. Rakip Milka, ilgili marka başvurularının geçersizliğini talep etmişti. BGH’nin kararı, marka hukukunda ürün formlarının değerlendirilmesinde emsal teşkil etmekte ve karakteristik formlar aracılığıyla marka kimliğini korumak isteyen şirketler için önemli ölçütler belirlemektedir.
Davanın arka planı
Marka formunun çıkış noktası ve önemi
Kare form, Ritter Sport’un marka kimliğinin merkezi bir unsurudur ve şirket tarafından 1930’lardan beri kullanılmaktadır. Bu form, diğer tablet çikolataların yaygın dikdörtgen tasarımından bilinçli olarak ayrılmaktadır. Ritter Sport, bu formu 1993 ve 1995 yıllarında Almanya Patent ve Marka Ofisi (DPMA) nezdinde üç boyutlu marka (sözde şekil markası) olarak tescil ettirmiştir.
Mondelez International tarafından yönetilen Milka, geometrik formun üç boyutlu bir marka olarak tescilinin yasal olmadığını iddia etti. Başvuru sahibi, § 3 Abs. 2 MarkenG’ye göre bazı formların marka olarak korunamayacağını ve özellikle formun malzemenin doğası gereği belirlendiği ya da teknik bir etki elde etmek için gerekli olduğu durumlarda korunamayacağını ileri sürmüştür.
Davanın konusu ve hukuki süreç
Almanya Patent ve Marka Ofisi ile Federal Patent Mahkemesi, kare formun yeterli bir kaynak göstergeye sahip olup olmadığı ve bir serbest bırakma ihtiyacı bulunup bulunmadığı konularını ele almışlardı. Geçmişte bazı davalar farklı değerlendirilmiş olsa da, BGH kararıyla artık net bir ölçüt belirlemiştir.
BGH’nin hukuki değerlendirmesi ve karar gerekçeleri
Mutlak koruma engellerinin incelenmesi
BGH’ye göre, kare formun marka koruması, § 3 Abs. 2 MarkenG’de tanımlanan mutlak koruma engellerine takılmamaktadır. BGH, bu esnada özellikle üç temel noktayı incelemiştir:
1. Eşyanın doğası
Kare form, ürünlerin doğası – yani çikolatanın yapısı – tarafından belirlenmemiştir. Çikolata tabletleri, dikdörtgen, yuvarlak veya diğer formlarda da düşünülebilir ve piyasada mevcuttur.
2. Teknik gereklilik
İkinci önkoşul – formun sadece teknik bir etki elde etmek için gerekli olduğu – mahkeme tarafından da doğru bulunmamıştır. Kare form, çikolatayı teknik olarak işlemek, saklamak veya taşımak için gerekli değildir. Aksine, bilinçli bir tasarım kararının sonucudur.
3. Esas değer katma
Koruma reddi kriteri, ürünlere esas bir değer katan formları ilgilendirmektedir. Bu kriterin de hakimler tarafından uygun bulunmadığı belirtilmiştir, çünkü çikolatanın esas değeri yalnızca formundan değil, tadı, malzemeleri ve ürünün menşe gibi diğer faktörlerden de kaynaklanmaktadır.
Sonuç
Kare ambalajın üç boyutlu marka olarak tescili dolayısıyla geçerli kalmaktadır. Federal Patent Mahkemesi tarafından da büyük ölçüde paylaşılan, çikolata tabletlerinin kare temel forma sahip olmasında bir serbest bırakma ihtiyacı bulunmadığı görüşü BGH tarafından onaylanmıştır.
Marka alanındaki etkiler
Ürün tasarımı için anlamı
Karar, karakteristik ürün formlarının markasal koruma alma imkanı olduğunu, yasal koşulların karşılanması durumunda, vurgulamaktadır. Aynı zamanda, markasal korumanın teknik çözümleri ya da ürün amacından zorunlu olarak belirlenen tasarımları tekelleştirmek için olmadığını açıklığa kavuşturmaktadır.
Şirketler üzerindeki etkiler
Karardan, benzersiz ürün formlarını kullanan ve bunları rekabette ayırt edici bir kriter olarak kullanan şirketler yararlanmaktadır. Formun sadece işlevsel belirlenmiş ya da teknik olarak gerekli olmadığı ve sadece estetik bir işlev taşımadığı, bir kaynak göstergeyi içerdiği sürece geçerlilik kazanır.
Aynı zamanda rakiplerin, bu vakada olduğu gibi, yerleşik ve benzersiz formların biçim markası aracıyla taklitlerden de korunabileceğini göz önünde bulundurmaları gerekmektedir. Karar, şirketlerin marka hukuku çerçevesinde bireyselleşme alanını güçlendirmektedir.
Özet ve gelecek
Bundesgerichtshof, kararıyla ürün formlarının marka olarak tanınması için dikkate değer bir sinyal verdi ve özel ambalaj veya ürün tasarımlarına yatırım yapan şirketler için koruma olanaklarını onayladı. Her türlü dava sürecinin koruma engellerinin dikkatli bir şekilde değerlendirilmesini gerektirmesine rağmen, şeklin geometrik basitliğine atıfta bulunmanın marka korumasından hariç tutulmayı zorunlu olarak gerekçelendirmediği söylenebilir.
Özgün ürün tasarımıyla şekillenen bir marka kimliği geliştiren şirketler, bu karar sayesinde ek hukuki güvenlik elde etmektedir. Ancak, yasal durum detaylarda karmaşıklığını korumakta ve korunabilir ve korunamaz tasarımlar arasındaki sınırın belirlenmesinde önemli zorluklarla birlikte gelmektedir.
MTR Legal’in avukatları, ticari haklarla ilgili daha ileri sorular için – özellikle marka ve tasarım hukuku alanında ulusal ve uluslararası bağlamda – danışmanlık hizmeti vermeye hazırdır.