# Federal Anayasa Mahkemesi veraset vergisini görüşüyor

> Federal Anayasa Mahkemesi, ErbStG kapsamında veraset vergisini, eyalet yetkilerini ve işletme varlığı muafiyetlerini inceliyor.

Source: https://www.mtrlegal.com/tr/federal-anayasa-mahkemesi-veraset-vergisini-gorusuyor/ · Language: tr · Updated: 2026-10-21

---

**21.10.2026 tarihli güncelleme:** Bundesverfassungsgericht (BVerfG, Federal Constitutional Court) 13 Ekim 2026 tarihinde 1 BvR 804/22 sayılı dosyada, Erbschaftsteuer- und Schenkungsteuergesetz (ErbStG, German Inheritance and Gift Tax Act) kapsamında işletme varlıklarına ilişkin yürürlükteki muafiyet/koruma düzenlemelerinin [Art. 3 Abs. 1 GG (Grundgesetz, German Basic Law)](https://www.gesetze-im-internet.de/gg/art_3.html) ile bağdaşıp bağdaşmadığı sorusunu görüşmüştür. Özellikle büyük işletme varlıklarının kayırılması, § 28a ErbStG uyarınca muafiyet ihtiyacı incelemesi ve imtiyazlı olmayan özel malvarlığını edinenlerin bu nedenle eşitliğe aykırı biçimde dezavantajlı duruma düşürülüp düşürülmediği konusu merkezde yer almıştır.

## Karlsruhe veraset vergisini iki gün boyunca görüşüyor

Bundesverfassungsgericht, Ekim 2026’da birbirini izleyen iki duruşma gününde veraset vergisi hukukunun temel sorularını ele almıştır. Konu, bir yandan Freistaat Bayern tarafından başlatılan, veraset vergisinin federal düzeyde yeknesak düzenlenmesine ilişkin [soyut norm denetimi](https://www.mtrlegal.com/wiki/abstrakte-normenkontrolle/), diğer yandan ise işletme varlıklarının kayırılmasına ilişkin bir anayasa şikâyetiydi.

Her iki yargılama farklı anayasa hukuku çıkış noktalarına ilişkindir; ancak vergi politikası bakımından birbirleriyle yakından bağlantılıdır. Özünde mesele, kanun koyucunun [veraset ve intikal vergisinde](https://www.mtrlegal.com/wiki/erbschaftsteuer/) malvarlığı türleri ve bölgeler arasında ne ölçüde farklılık öngörebileceği ve özellikle eşitlik ilkesinden hangi sınırların doğduğudur. Mevcut usul durumuna göre kararların ancak birkaç ay içinde verilmesi beklenmektedir; sözlü duruşma ile kararın açıklanması arasındaki olağan süre dikkate alındığında 2026 yılı içinde bir karar verilmesi fiilen mümkün görülmemektedir.

Bundesverfassungsgericht’in konuyu yeniden ele alması daha uzun bir silsilenin parçasıdır. 1995, 2006 ve 2014 yıllarında veraset vergisine ilişkin verilen kararlardan sonra bu, Mahkemenin bu vergi alanıyla ilgili dördüncü temel incelemesidir.

## Bavyera’nın veraset vergisine ilişkin soyut norm denetimi

### Federal düzeyde yeknesak düzenlemeler üzerine uyuşmazlık

Bundesverfassungsgericht nezdinde ayrıca Freistaat Bayern’in 1 BvF 1/23 sayılı norm denetimi başvurusu derdesttir. Duruşma yaklaşık iki buçuk saat sürmüştür. Bu yargılamada raportör hâkim Bundesverfassungsrichterin Dr. Meßling’dir.

Bavyera, taşınmaz değerlemesine, istisna tutarlarına ve vergi oranlarına ilişkin ülke çapında yeknesak düzenlemelere karşı çıkmaktadır. Bavyera’nın görüşüne göre, bu federal düzeyde yeknesak düzenleme için Art. 72 Abs. 2 GG ve Art. 105 Abs. 2 GG anlamında anayasal olarak gerekli olan gereklilik şartı mevcut değildir.

Bavyera, bu yargılama ile veraset vergisinin kısmen bölgeselleştirilmesi için hareket alanları açmayı hedeflemektedir. Bavyera eyalet hükümeti, norm denetimi başvurusu (BVerfG 1 BvF 1/23) ile Federasyonun veraset ve intikal vergisini bugünkü şekliyle düzenleme yetkisine sahip olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasını istemektedir.

### Bavyera’nın argümantasyonu ve eyaletlerin tepkileri

Bavyera özellikle, taşınmaz fiyatlarının o tarihten bu yana belirgin şekilde artmış olmasına rağmen veraset vergisine ilişkin istisna tutarlarının 2009 yılından beri uyarlanmadığını ileri sürmektedir. Freistaat ayrıca veraset vergisinin, geliri tamamen eyaletlere aktarılan bir eyalet vergisi olduğuna işaret etmektedir.

Mahkeme, duruşmada oluşan izlenime göre Bavyera’nın iddialarına karşı ihtiyatlı bir tutum sergilemiştir. Başka hiçbir federal eyalet başvuruyu desteklememiştir. Nordrhein-Westfalen başvuruya açıkça karşı çıkmıştır.

Bundesverfassungsgericht tarafından davet edilen bir bilirkişi ayrıca bölgeselleştirilmiş veraset vergilerine ilişkin yabancı ülke deneyimlerine atıfta bulunmuştur. Buna göre, böyle bir düzenleme mümkün olan en düşük vergi oranları için rekabete yönelik teşvikler yaratabilir. Bu argüman, duruşmada daha güçlü bir bölgeselleştirmeye açıkça karşı bir unsur olarak öne çıkmıştır.

## İşletme varlıklarının muaf tutulmasına ilişkin anayasa şikâyeti

### 1 BvR 804/22 sayılı yargılamanın konusu

13 Ekim 2026’da 1 BvR 804/22 sayılı anayasa şikâyetine ilişkin sözlü duruşma yapılmıştır. Duruşma toplamda neredeyse altı saat sürmüştür.

Şikâyetçi, 2018 yılında teyzesinden yalnızca özel malvarlığı miras almıştır. Esas itibarıyla toplam değeri yaklaşık 250.000 Euro olan bir menkul kıymet portföyü ve taşınmaz söz konusuydu. Bu edinim için yaklaşık 47.000 Euro veraset vergisi, dolayısıyla yaklaşık yüzde 20 vergi tahakkuk etmiştir.

Buna karşılık imtiyazlı işletme varlığı edinilmiş olsaydı, koşullara göre yüzde 100’e kadar bir muafiyet gündeme gelebilirdi. Şikâyetçi bunun özellikle Art. 3 Abs. 1 GG uyarınca genel eşitlik ilkesinin ihlali olduğunu düşünmektedir. Vergi mahkemeleri önünde başarılı olamamasının ardından anayasa şikâyeti somut olarak Bundesfinanzhof (BFH, Federal Fiscal Court) tarafından 17 Ocak 2022 tarihinde verilen, Az. II B 49/21 sayılı karara yöneltilmiştir.

Doğrudan itiraz edilen hususlar, bir veraset vergisi tarhiyatı ve buna ilişkin mahkeme kararlarıdır. Dolaylı olarak ise yargılama, Erbschaftsteuer- und Schenkungsteuergesetz’in birden fazla hükmünün yanı sıra Bewertungsgesetz’in (BewG, German Valuation Act) bir hükmüne de yönelmektedir.

### Bundesverfassungsgericht’in inceleme ölçütü

Anayasa hukuku bakımından incelemenin merkezinde, kanun koyucunun Bundesverfassungsgericht’in 17 Aralık 2014 tarihli, Az. 1 BvL 21/12 sayılı kararına tepki olarak 2016 yılında oluşturduğu haliyle §§ 13a, 13b, 13c ve 28a ErbStG yer almaktadır. Mahkeme o dönemde işletme varlıklarının kayırılmasını ilke olarak dışlamamış, ancak o zamanki düzenlemeyi bazı yönlerden eleştirmişti.

Birinci Senato Başkanı ve Mahkeme Başkanı Prof. Dr. Stephan Harbarth, duruşmanın başında eşit vergi yükü meselesinin “ülkemizdeki birçok insanın adalet duygusunu özellikle belirgin biçimde” ilgilendirdiğini (mealen çeviri) açıklığa kavuşturmuştur. Aynı zamanda inceleme konusunu açıkça, imtiyazlı varlıkları edinenlerle imtiyazlı olmayan varlıkları edinenlere farklı muamele yapılmasının anayasa hukuku bakımından haklılaştırılıp haklılaştırılamayacağı sorusuyla sınırlamıştır.

Başkan, inceleme odakları olarak özellikle tam da büyük işletme varlıklarına yönelik muafiyet şartlarını ve itiraz edilen hükümlerin kanun koyucunun amacıyla ne ölçüde desteklendiği sorusunu belirtmiştir. Böylece duruşmada veraset vergisine ilişkin genel bir siyasi değerlendirme değil, yasal farklılaştırmanın anayasal dayanıklılığı ele alınmıştır.

## Sözlü duruşmadaki argümanlar

### Sabah saatlerinde geniş kapsamlı dinleme

Duruşmanın sabah bölümü büyük ölçüde kapsamlı bir dinleme niteliği taşımıştır. Şikâyetçi, Federal Hükümet ve eyaletlerin yanı sıra bilim dünyasından, birliklerden, derneklerden, vakıflardan, Bundestag gruplarından, şirketlerden ve girişimcilerden temsilciler görüş bildirmiştir.

Duruşmada yaklaşık 20 bilirkişi dinlenmiştir. Birbiriyle örtüşen raporlara göre, işletme varlıkları ile diğer varlıklar arasında eşitsiz muamele bulunduğu ağırlıklı olarak kabul edilmiş; ancak bu eşitsiz muamelenin anayasa hukuku bakımından haklılaştırılıp haklılaştırılamayacağı ve ne ölçüde haklılaştırılabileceği tartışmalı kalmıştır.

Aynı zamanda, muafiyet düzenlemelerinin etkisine ilişkin bazı varsayımlar bakımından ampirik temelin her zaman yeterince sağlam görünmediği de ortaya çıkmıştır. Özellikle işletme varlıklarının kayırılmasının işyerlerinin, yatırımların ve yeniliklerin güvence altına alınması için gerekli olup olmadığı sorusunda sunulan değerlendirmeler kısmen birbirinden oldukça farklıydı.

### Likidite, işletmenin korunması ve eşit muameleye ilişkin pozisyonlar

Federal Hükümet, kanun koyucunun hedeflerinin hâlâ taşıyıcı nitelikte olduğu görüşünü korumuştur. Buna göre imtiyazlar özellikle işyerlerinin, yatırımların ve yenilikçilik kabiliyetinin korunmasına hizmet etmektedir. Bundesverband der Deutschen Industrie, yüksek bir şirket değerinin kendiliğinden kullanılabilir likidite anlamına gelmediğine dikkat çekmiştir.

Şirketler açısından, veraset vergisi yükü verginin kredilerle, pay satışlarıyla veya ilave kâr dağıtımlarıyla finanse edilmesine yol açabilir. Bu da şirketin yatırım gücünü olumsuz etkileyebilir. İşletme varlıkları çoğunlukla uzun vadeli olarak makinelerde, binalarda veya diğer işletmesel yapılarda bağlıdır.

Şikâyetçi buna karşılık, muafiyet düzenlemelerinin yalnızca fiilen bir işletmeyi yöneten edinicileri kayırmadığını ileri sürmüştür. Esas olarak temettü elde eden salt pay sahipleri de kayırılabilmektedir. Onun anlatımına göre böyle bir durumda korunan işletme değil, edinicinin malvarlığıdır.

Şikâyetçi duruşmada ayrıca şirket mirasçılarının edinim üzerinden en az yüzde 10 vergi ödemesi gerektiğini talep etmiştir. Şirket varlıklarının elden çıkarılması da bazı katılımcılar tarafından verginin finansmanı için olası bir yol olarak nitelendirilmiştir. Buna karşı diğer taraflar, bunun işletmesel yapıların varlığını tehlikeye sokabileceğini savunmuştur.

### Bilim, siyaset ve birliklerden sesler

Bilim dünyasından farklı ağırlık noktaları belirlenmiştir. Bir ekonomi araştırmacısı Almanya’daki servet yoğunlaşmasına işaret etmiş ve toplam servetin yaklaşık üçte birinin en zengin yüzde bire ait olduğunu belirtmiştir. Bir vergi hukuku akademisyeni ise diğer hususların yanı sıra yürürlükteki düzenlemelerin edinime bağlı eşiğini sorgulamıştır.

## Büyük edinimler ve muafiyet ihtiyacı incelemesi odakta

### § 28a ErbStG’ye eleştiri

Öğleden sonra odak noktası büyük edinimler ve bunlarla bağlantılı yapılandırma imkânları olmuştur. Merkezde, imtiyazlı varlıkların büyük edinimlerini ilgilendiren ve Bundesverfassungsgericht’in 2014 yılındaki kararından sonra getirilen § 28a ErbStG uyarınca muafiyet ihtiyacı incelemesi yer almıştır.

Yasal şartlar yerine getirildiğinde, 2016 reformundan sonra da imtiyazlı varlıkların milyarlar düzeyinde vergi yükü olmaksızın devredilebilmesi eleştirel biçimde tartışılmıştır. Düzenleme, edinicinin ödeme gücüne bağlanmakta; ancak işletmenin ve işyerlerinin korunup korunmadığını doğrudan incelememektedir.

Statistisches Bundesamt’ın verilerine göre § 28a ErbStG 2025 yılında 34 vakada uygulanmıştır. Normal vergi 3,95 milyar Euro olacaktı; 3,7 milyar Euro terkin edilmiştir. Bunlar arasında her bağış için ortalama 123,1 milyon Euro vergi muafiyeti bulunan 28 bağış yer almaktaydı.

Senato, muafiyetin işletmeyi korumaya hizmet etmesi gerektiği halde 26 milyon Euro sınırının neden işletmeye değil edinime bağlandığını sormuştur. Ayrıca büyük edinimlerin ücret toplamı ve elde tutma süresinin ötesinde ek şartlar yerine getirmek zorunda olmaması da tartışılmıştır.

### 26 milyon Euro eşiği ve değerleme

Duruşmada 26 milyon Euro eşiğinin pratik etkisi de hesaplama örnekleri üzerinden ele alınmıştır. 1,9 milyon Euro yıllık kazançta 13,75 kapitalizasyon faktörünün 26,125 milyon Euro gelir değerine yol açtığı tartışılmıştır. Böylece belirleyici eşik aşılmış olacaktır.

Bu hesaplama, büyük edinim olarak sınıflandırmanın yalnızca nominal malvarlığı değerlerine değil, aynı zamanda değerleme parametrelerine de bağlı olduğunu göstermiştir. Bu nedenle özellikle getirisi yüksek şirketlerde eşik, girişimcilik uygulamasında zorunlu olarak buna karşılık gelen kullanılabilir likiditeyle eş tutulamayacak tutarlarda da aşılabilmektedir.

### Büyük işletme varlıklarında yapılandırma imkânları

Duruşmada, bir edinicinin kullanılabilir varlığının düşük görünmesini sağlayabilecek yapılandırmalar da konu edilmiştir. Bir yurttaş hareketinin temsilcisi Karlsruhe’de, 2016’dan beri mevcut olan muafiyet ihtiyacı incelemesinin “kendini yoksul hesaplatmaya” davetiye çıkardığını (mealen çeviri) eleştirmiştir.

Özellikle aşağıdaki durumlara değinilmiştir:

- aile vakıflarının dâhil edilmesi,
- reşit olmayan mirasçıların atanması,
- malvarlığının değerleme ve devir zamanı dikkate alınarak yapılandırılması.

Bu noktalar, münferit yapılandırmaların nihai değerlendirmesi olarak ele alınmamıştır. Daha ziyade, yasal düzenlemelerin fiilî etkileri itibarıyla hâlâ kanun koyucunun izlediği amaca uygun olup olmadığının anayasa hukuku bakımından incelenmesine hizmet etmiştir.

## Mevcut imtiyaza ilişkin tartışılan alternatifler

### Erteleme, katılım modelleri ve götürü vergilendirme

Görüşler sırasında, işletme varlıklarının kayırılmasına ilişkin mevcut sisteme alternatifler tekrar tekrar gündeme getirilmiştir. Tam bir vergi muafiyeti yerine veraset ve intikal vergisinin uzun vadeli olarak, örneğin 20 yıllık bir dönem boyunca ertelenmesi bunlar arasında sayılmıştır. Devletin sessiz ortak olarak katılması da düşünülebilir bir yaklaşım olarak anılmıştır.

Ertelemeye karşı, ertelenmiş bir vergi alacağının da şirketten sermaye çektiği ileri sürülmüştür. Yük bununla ortadan kaldırılmamakta, yalnızca zamana yayılmaktadır. Ayrıca bir ertelemenin ancak yaklaşık yüzde 10’a kadar olan vergi oranlarında taşınabilir olduğu; daha yüksek vergi oranlarında veraset vergisinin ekonomik olarak belirgin biçimde artırılmış bir gelir vergisi oranı gibi etki gösterebileceği belirtilmiştir.

Birden fazla bilirkişi, geniş bir matrah ve az sayıda istisna içeren sabit oranlı bir vergiye sempati duyduğunu ifade etmiştir. Böyle bir reform gelir açısından nötr tasarlanacak olursa, yüzde 10’dan ziyade yüzde 15 mertebesinde bir vergi oranı gündeme getirilmiştir. Bu bağlamda, veraset vergisi yükünün yaklaşık yüzde 48,5 düzeyindeki mevcut gelir vergisi yüküyle karşılaşabileceğine de dikkat çekilmiştir.

### Diğer modeller ve yabancı örnekler

Diğer düşünceler, yalnızca gelire bağlı vergilendirmeden servet katkı payına kadar uzanmıştır. Duruşmada ayrıca yabancı modellere atıfta bulunulmuştur. Danimarka, işletme varlıklarının ölçülü vergilendirilmesine örnek olarak gösterilmiştir.

Likidite korumasını, eşit muameleyi ve vergi gelirini aynı ölçüde kuşkuya yer bırakmayacak şekilde bağdaştıran bir model duruşmada belirginleşmemiştir. Olası düzenleme konseptleri arasındaki seçim öncelikle kanun koyucuya aittir. Bundesverfassungsgericht, veraset vergisinin şekillendirilmesinde geleneksel olarak kanun koyucuya geniş bir takdir alanı tanımaktadır.

Aynı zamanda her yasal değişikliğin siyasi olarak tartışmalı olması muhtemeldir. 2014 yılındaki karardan sonra da Bundesverfassungsgericht tarafından belirlenen süre içinde siyasi bir uzlaşmaya varılamamıştı.

## Olası kararlar ve pratik değerlendirme

### Tamamen iptale ilişkin açık bir işaret yok

Bundesverfassungsgericht’in nasıl karar vereceği, her iki duruşma gününden sonra da açık kalmıştır. Senato net bir eğilim göstermemiştir. Mahkemenin işletme varlıklarının kayırılması konseptini bütünüyle anayasaya aykırı gördüğüne dair açık bir işaret bulunmamaktadır.

Bu nedenle Mahkemenin muafiyet konseptini ilke olarak yeniden onaylaması, ancak büyük edinimler için düzeltmeler talep etmesi mümkündür. Bu tür düzeltmeler örneğin 26 milyon Euro sınırının yüksekliğini, bunun işletmeye bağlı bir sınır olarak tasarlanmasını veya imtiyaz için ek şartları ilgilendirebilir. Mahkemenin münferit düzenlemeleri farklı değerlendirmesi de aynı şekilde mümkündür.

Her iki yargılamadaki kararların muhtemelen ancak birkaç ay içinde açıklanması beklenmektedir. Bundesverfassungsgericht’te sözlü duruşma ile kararın açıklanması arasında düzenli olarak birkaç ay geçmektedir; 2014 yılında veraset vergisine ilişkin karar sözlü duruşmadan yaklaşık beş ay sonra verilmiştir.

### Karara kadar hukuki durum

Bir karar verilene kadar mevcut hukuk değişmeden yürürlükte kalır. Bundesverfassungsgericht mevcut hükümleri sakıncalı bulursa, farklı karar türleri gündeme gelebilir. Mahkeme örneğin süreli geçerliliğin devamına ilişkin bir emirle birlikte bağdaşmazlık beyanında bulunabilir veya münferit düzenlemelerin derhal uygulanamaz olduğunu ilan edebilir.

Bundesverfassungsgericht buna izin verdiği ölçüde, kanun koyucu tarafından kararın açıklandığı günden itibaren belirli vakalar için etkili olacak yeni bir düzenleme yapılması da gündeme gelebilir. Somut olarak hangi sonuçların doğacağı, hüküm fıkrasına ve karar gerekçelerine bağlıdır.

Uygulama açısından, bir uyarlama halinde kanun koyucunun veraset vergisi hukukunda uzun süredir bilinen diğer uygulama sorunlarını da dikkate alması yerinde olacaktır. Bunlar arasında taşınmazlarda idari varlıkların ayrımı, konut şirketleri ve otellerin kayırılması, elde tutma düzenlemeleri, yeniden yatırım klozu ve aile konutu için vergi muafiyeti yer almaktadır.

## Sıkça sorulan sorular

### Bundesverfassungsgericht veraset vergisi ve işletme varlıklarının muafiyeti konusunda ne zaman karar verecek?

1 BvF 1/23 ve 1 BvR 804/22 sayılı yargılamalarda kararın ancak birkaç ay içinde verilmesi beklenmektedir; muhtemelen 2026 yılı içinde verilmesi beklenmemektedir. Karar açıklanana kadar mevcut hukuki durum değişmeden uygulanabilir kalacaktır.

### Bundesverfassungsgericht önünde § 28a ErbStG uyarınca muafiyet ihtiyacı incelemesinde mesele nedir?

§ 28a ErbStG, imtiyazlı işletme varlıklarının büyük edinimlerini ilgilendirir ve edinicinin ödeme gücüne bağlanır. Bundesverfassungsgericht, bu düzenlemenin imtiyazlı olmayan varlıkları edinenlere kıyasla eşitsiz muameleyi haklılaştırıp haklılaştırmadığını incelemektedir.

### Karlsruhe’deki veraset vergisi yargılamasının şirket mirasçıları için hangi pratik sonuçları olabilir?

Şirket mirasçıları bakımından, karara bağlı olarak büyük işletme varlıklarının kayırılmasında değişiklikler ortaya çıkabilir. Özellikle eşik değerlerde, şartlarda veya muafiyet ihtiyacının incelenmesinde kanun koyucu tarafından düzeltmeler yapılması mümkündür.

## Veraset vergisine ilişkin konularda vergi hukuku danışmanlığı

Karlsruhe’deki duruşmalar, veraset vergisinin malvarlığı intikali, şirketin devamlılığı ve anayasal gerekliliklerin kesişim noktasında yer aldığını göstermektedir. Özellikle daha büyük malvarlıkları ve şirket iştirakleri söz konusu olduğunda hukuki ve vergisel çerçeve koşulları, halefiyetin yapılandırılması üzerinde önemli etkiye sahip olabilir. MTR Legal Rechtsanwälte, şirketleri, yatırımcıları ve varlıklı özel kişileri vergi hukukuna ilişkin konularda desteklemektedir; ayrıntılı bilgileri [vergi hukukunda hukuki danışmanlık](https://www.mtrlegal.com/rechtsberatung/steuerrecht/) sayfasında bulabilirsiniz.
